Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Oluşturmanın 7 Adımı

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Oluşturmanın 7 Adımı

Günümüzde her geçen gün daha fazla şirket, kendi faaliyetlerinin ekonomik sonuçlarının yanı sıra sosyal ve çevresel etkilerinin de sorumluluğunu üstleniyor. Sürdürülebilirlik artık yalnızca şirket içi operasyonlarla sınırlı bir kavram olmaktan ziyade  ürün ve hizmetlerin tüm yaşam döngüsünü kapsayan, uçtan uca bir yaklaşım gerektiriyor. Bu noktada tedarik zinciri, sürdürülebilirlik hedeflerinin hayata geçirilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Doğru yönetilmeyen tedarik zincirleri önemli riskler barındırırken, bilinçli ve stratejik adımlar ise şirketler için güçlü fırsatlar yaratabiliyor. Bu blog yazısında, sürdürülebilirlik anlayışını tedarik zincirinin merkezine yerleştirmek isteyen şirketler için izlenebilecek 7 temel adımı ele alıyor  karar alma süreçlerinden izleme ve iyileştirmeye kadar uzanan bu yolculuğu adım adım inceliyoruz.

1. Kararlılığın Gösterilmesi

Sürdürülebilir tedarik zinciri, şirketin en üst düzeyinden başlayarak tüm kademelere yayılan güçlü bir bağlılık gerektirir. Bu bağlılık, sürdürülebilirliğin yalnızca belirli ekiplerin sorumluluğu değil, şirketin tamamını kapsayan bir yaklaşım olduğunu ortaya koyar.

Benimsenen sürdürülebilirlik ilkeleri, şirket kültürüyle uyumlu ve küresel ölçekte kabul görmüş ilkeler olmalıdır. Bu ilkelerin herkes için geçerli olduğu ve sürdürülebilir tedarik zincirinin ancak tüm çalışanların sahiplenmesiyle mümkün olacağı açıkça ifade edilmelidir.

Kararlılık, şirketin en üst düzey yöneticileri tarafından açık, anlaşılır ve somut biçimde ortaya konmalıdır. Sürdürülebilir tedarik zinciri yaklaşımının neden önemli olduğu ve şirket için ne ifade ettiği net bir şekilde aktarılmalıdır.

Bu yaklaşımın organizasyon genelinde karşılık bulabilmesi için farklı iletişim kanallarından faydalanılmalıdır:

  • Kurum içi bültenler
  • E-postalar
  • Kısa videolar
  • CEO veya üst yönetim mesajları

Sürdürülebilirliğin tüm operasyonlara entegre edilmesi gereken bir yaklaşım olduğu vurgulanmalı tedarikçiler bu vizyona ortak olmaya ve iş birliği içinde hareket etmeye davet edilmelidir.

2. Politika Oluşturulması

Sürdürülebilir tedarik zinciri politikasının oluşturulması, verilen taahhütlerin şirket stratejilerine, departman hedeflerine ve günlük operasyonlara entegre edilmesini kapsar. Bu süreç bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmalıdır.

Şirketin hedefleri ve faaliyet alanları doğrultusunda öncelikli alanlar belirlenmelidir. Her sektörün sürdürülebilirlik açısından öncelikleri farklıdır. Örneğin inşaat sektöründe çevresel etkiler ön plana çıkarken, ilaç sektöründe sosyal ve etik riskler daha belirleyici olabilir.

Ürünün veya hizmetin tedarik zinciri boyunca çevresel ve sosyal etkiler yarattığı noktalar analiz edilmelidir. En fazla etki yaratan alanlar tespit edilerek önceliklendirme yapılmalıdır.

Politika oluşturma sürecine ilgili tüm yöneticiler dahil edilmeli, sürdürülebilirlik hedefleri ortak bir bakış açısıyla ele alınmalıdır. Bu yaklaşım, politikanın uygulamada daha güçlü karşılık bulmasını sağlar.

Hedef belirleme aşamasında:

  • Hedeflerin gerçekçi ve ölçülebilir olması
  • Zamana bağlı olarak tanımlanması
  • Ürün grupları ve tedarikçi kapasiteleriyle uyumlu olması

önemlidir.

3. Süreçlerin Tanımlanması

Sürdürülebilir tedarik zinciri yaklaşımının uygulamaya geçebilmesi için gerekli politika ve süreçlerin açık biçimde tanımlanması gerekir.

Bu kapsamda satın alma sözleşmeleri sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda gözden geçirilmeli ve gerekli revizyonlar yapılmalıdır. Tedarikçiler için açık ve anlaşılır bir Tedarikçi Davranış Kuralları oluşturulmalıdır.

Politikaların hayata geçirilebilmesi için ölçülebilir kriterler belirlenmelidir. Bu kriterlerin izlenebilmesi adına tedarikçilerden hedeflere yönelik veri toplanması gerekir. Toplanan verilerin karşılaştırılabilir olması için:

  • Aynı formatta
  • Aynı yazılım veya
  • Aynı hesaplama yöntemi

kullanılması sağlanmalıdır.

Tedarikçilerin sosyal ve çevresel performanslarını ölçecek denetim araçları belirlenmeli veya geliştirilmelidir. Denetimlerin şirket bünyesinde mi yoksa dış destekle mi yapılacağı netleştirilmelidir.

Ayrıca:

  • Performans kriterlerinin ağırlıkları belirlenmeli
  • Uygulamayı destekleyecek altyapı oluşturulmalı
  • Şirket içinde süreci yönetecek liderler ve ekipler tanımlanmalı
  • Görev tanımları gözden geçirilmelidir

Tedarik zinciri boyunca karşılaşılabilecek riskler ve bu risklerin şirket üzerindeki olası etkileri de bu aşamada ortaya konmalıdır.

4. Tedarikçileri Sınıflandırılması

Sürdürülebilir tedarik zinciri çalışmalarında kaynakların etkin kullanımı için tedarikçilerin sistematik biçimde sınıflandırılması gerekir.

Tedarikçiler;

  • Bulundukları sektör
  • Satın alma miktarı ve tutarı
  • Şirket büyüklüğü
  • İş ilişkisinin sürekliliği
  • Kritik malzeme veya hizmet sağlama durumu

gibi kriterlere göre sınıflandırılmalıdır.

Çok sayıda tedarikçinin bulunduğu yapılarda, stratejik önemi ve riski en yüksek olan tedarikçilere odaklanılması gerekir. Bu amaçla bir tedarikçi risk haritası oluşturulmalıdır.

Her tedarikçi sınıfı için tek tip hedefler belirlemek yerine, tedarikçilerin kapasiteleri, ihtiyaçları ve verimlilik düzeyleri dikkate alınarak ayrı hedefler tanımlanmalıdır.

Tedarikçilerle iletişim ve iş birliği içinde yürütülen bu süreç sonucunda belirlenen hedeflerin:

  • Ulaşılabilir
  • Gerçekçi
  • Verimlilik ve hizmet kalitesini artırıcı

nitelikte olması önemlidir.

5. Denetleme

Sürdürülebilir tedarik zinciri hedefleri doğrultusunda tedarikçilerin performanslarının izlenmesi ve değerlendirilmesi, zincirin sağlıklı işlemesi açısından kritik öneme sahiptir.

Tedarikçilerin çevresel ve sosyal performansları ayrı ayrı denetlenebileceği gibi, mevcut denetim süreçlerine sürdürülebilirlik kriterleri de entegre edilebilir.

Risk haritası dikkate alınarak düzenli denetim planları oluşturulmalıdır. Denetim sürecine tedarikçilerin aktif katılımı teşvik edilmelidir. Bu kapsamda tedarikçilerden kendi performanslarını değerlendirdikleri öz değerlendirme çalışmaları yapmaları istenmelidir.

Farklı denetimlerden elde edilen sonuçlar konsolide edilmeli, bulgular tedarikçilerle paylaşılmalıdır. İyileştirilmesi gereken alanlar belirlenmeli ve bu alanlar için yol haritaları oluşturulmalıdır.

Denetim sıklığına göre yeni planlamalar yapılmalı ve takip mekanizmaları oluşturulmalıdır.

6.İyileştirme

Denetim sonuçları doğrultusunda tedarikçilerin mevcut durumları netleştirilmeli ve sonuçlar kendileriyle açık biçimde paylaşılmalıdır. Gelişim alanları tespit edilerek iyileştirmeye yönelik aksiyon planları oluşturulmalıdır.

Sürdürülebilir tedarik zincirine yapılan katkının artırılması için tedarikçilerin iyileştirme programlarına dahil edilmesi önemlidir. Bu süreçte:

  • Eğitim çalışmaları
  • Danışmanlık hizmetleri
  • Yeni teknolojilerin tanıtımı
  • Tedarikçilerin iyi uygulamalarının birbirleri ile paylaşılmasının sağlanması

gibi yöntemlerden faydalanılabilir.

Kapasite artırımı için tedarikçilere rehberlik edecek araçlar tanımlanmalı ve uygulanmaları desteklenmelidir. Sürdürülebilirliğin sosyal boyutunun önemi vurgulanmalı, yapılacak iyileştirmelerin sağlayacağı faydalar açıkça anlatılmalıdır.

Denetimler sonucunda belirlenen iyileştirme adımları düzenli olarak izlenmelidir. Sürekli olarak beklentinin altında performans gösteren veya gelişime açık olmayan tedarikçiler için ek aksiyonlar belirlenmelidir.

7. Performansın Değerlendirilmesi

Sürdürülebilir tedarik zinciri çalışmalarının başarısı, hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının düzenli olarak değerlendirilmesiyle ölçülür.

Bu değerlendirmelerde:

  • Hedeflere ulaşma oranları
  • Performans göstergeleri
  • Kullanılan verilerin doğruluğu

dikkate alınmalıdır.

Belirlenen hedeflerle mevcut durum karşılaştırılmalı, aradaki farklar analiz edilmelidir. Gerektiğinde hedefler ve stratejiler yeniden gözden geçirilmelidir.

Performans değerlendirme sonuçları tüm paydaşlarla açık ve şeffaf biçimde paylaşılmalıdır. Raporlarda sürdürülebilir tedarik zincirine ilişkin performans göstergelerine yer verilmelidir.

İyi performans gösteren ve iş birliğine açık tedarikçilerin motivasyonunu artırmak için ödüllendirme araçları kullanılabilir. Tedarik günleri veya organizasyonlar aracılığıyla sosyal, çevresel ve yönetişim beklentileri vurgulanmalı; bu kriterleri karşılayan tedarikçilerin rekabet avantajı elde edeceği açıkça ifade edilmelidir.

JetSRM ile Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi

Sürdürülebilir tedarik zinciri yaklaşımı, kararların somut verilere dayanmasını gerektirir. JetSRM; tedarikçi başvuruları, teklif süreçleri ve sözleşmelere ilişkin bilgilerin kayıtlı şekilde izlenmesine imkân tanıyarak, sürdürülebilirlik değerlendirmelerinde kullanılan verilerin daha düzenli ve karşılaştırılabilir olmasına katkı sağlar.

JetSRM’de yer alan yapay zekâ destekli özellikler ise mevcut verilerdeki eksik veya tutarsız alanların daha erken fark edilmesini kolaylaştırır. Bu sayede sürdürülebilir tedarik zinciri kapsamında alınan kararlar, daha net ve güvenilir bilgilere dayanır.

JetSRM hakkında daha detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Kübra Taşcı Kardaş
JetSRM | Dijital Pazarlama Uzmanı

Paylaş:

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Tedarikçi Süreçlerinde Dijital Dönüşüm İçin

Bizimle İletişime Geçin!